EdebiyatKültür & Sanat

All hail, Macbeth! All hail, Caesar!

Malcolm denen oğlan da kimmiş? Kadından doğmuş değil mi? Ölümlülerin sonunu bilen ruhlar bana şunu söylediler: “Korkma Macbeth, kadından doğmuş hiçbir erkeğin gücü sana yetmez!”

Macbeth’in bu sözleri ve kendisini öldüren Macduff’ın “kadından doğmamış” oluşu kulağa yeterince saçma geliyor, öyle değil mi? Üç tane cadının sözüne güvenip Kral Duncan’ı öldüren, kralın yerine geçme yolunda karısı Lady Macbeth’in fişfiklemelerinin gazına gelen ve sıçıp batıran zavallı Macbeth, sırf o üç cadı bu sözleri söyledi diye hiçbir canlının kendisini öldüremeyeceğine çünkü her canlının bir dişi tarafından doğurulduğu düşüncesine gerçekten inanmıştı. Ölümsüz olduğunu sanıyordu, taa ki Malcolm’dan bi’ tık daha çok sevdiğim Macduff reyiz “başına gelene” dek.

Türkçe çevirisi genellikle “kadından doğmuş” olsa da orijinalinde “kadın rahminden çıkmış” anlamı taşıyan bir cümleleri var cadıların, Shakespeare’in asıl piçliği de burada yatıyor. Çünkü Macduff reyiz Macbeth’i öldürmeden önce “ben sezaryenle doğdum, noldu tutamadın mı tüylü bamyaaaa” tutumu sergiliyor. Özetle kadın rahminden değil, kadın karnından çıkmış oluyor Macduff, cadılar haklı ama Macbeth aklıselim değil.

“Makas” anlamına gelen “scissors” kelimesiyle bizim Sezar’ın isminin okunuşunun aşırı benzediğini fark ettiniz mi? Çünkü ikisi de “kesme” anlamına gelen “cesaus” kökünden geliyor.

Banquo ve Macbeth, cadılar tarafından karşı karşıya gelir. Banquo, cadıların görünümüne şaşkınlığını ifade ediyor. (Resim: WJ Morgan & Co. Lith./Library of Congress / Public domain)

Oxford Dictionary dahil olmak üzere çoğu kaynağa göre Caesar, sezaryen (caesarian) doğumla dünyaya gelmiş, bu yüzden kesi yoluyla yapılan doğumlara sezaryen doğum deniyor. Diğer kaynaklar bu etimolojik bağlantıyı kabul ediyorlar ancak bu terime ismini veren Casear’ın, bizim Gaius Julius Caesar olmadığını iddia ediyorlar.

Aynı adı taşıyan bir atası sezaryen doğumla dünyaya gelmiş olabilir ama o dönemde kesi yoluyla doğum yapan kadınları ölümden kurtaracak hiçbir yöntem olmadığı, kadınlar kan kaybından hayatlarını kaybettiği ama Jul Sezar’ın anası bizimki doğduktan sonra yaşamını epeyce sürdürdüğü için bunun mümkün olmayacağına inanıyorlar. Adını bu tıbbi terime veren bir Sezar var ama çok yüksek ihtimalle bizim oğlan değil, büyük büyük dedişkosu falan. Ben de Sezar’ın hep isminin kaderini yaşadığını, “sırtındaki kesiler” yüzünden öldüğü için adını şanını yürüttüğünü düşünürüm.

Çünkü adamın adıyla ilgili bir kaderi kesinlikle var yani. Mesela aşırı gür saçlarıyla bilinir, caesaries Latincede saç demek. Gri gözleriyle betimlenir, Latincede kör olduğu için grileşmiş gözlere caesiis denir. Eh, dili bu kadar gelişkin olan ve Sezar’ın kitabını yazmış Shakespeare’in Macbeth’te bu kelime oyunlarını kullanmış olmasına da şaşmamalı, kendince Macduff’a Sezar’ın hakkını savundurdu, kralı öldüren Macbeth, kralı öldüren Brutus’ten farksızdı gözünde bence..

Benim en sevdiğim ama hiçkimsenin ilgisini çekmeyen meseleler olabilir bunlar, çoğu yerdeki “Marcus Selcanius”un Marcus Brutus’ten geldiğini düşünürsek. İçimde hep şey var çünkü, ama hep:

Caesar diyemezsin, sen kendin ettin…

Çünkü ben de Shakespeare gibiyim, Brutus’e hak verip Sezar için çok üzülüyorum. Macduff benim ciğerim ama Macbeth de nefes gibi bi’ şey..

İlgili Makaleler
Yoluyla
selcandy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu