Edebiyat

Bir kitapta kahraman olmak.

Benim için sevindirici bir yanı oldu bu konuşmanın. Şimdi Akaki Akakiyeviç'in yeni bir palto almış hali gibi hissediyorum. Kim bilir belki olmak istediğim kişi için bir adımdır. Martin Eden için…

Bazen insanlarla konuşmak istersiniz. Bu, hiç tanımadığınız biri olur kimi zaman. Hatta bilmediğiniz biriyle yaptığınız konuşmalar, çoğunlukla tanıdığınız biriyle yaptığınız konuşmalardan daha samimi gelebilir. Çünkü sıfırdan başlamışsınızdır. Ortada yalan veya saklayabileceğiniz bir şey yoktur. Bir vaha vardır, keşfedilmeyi bekleyen. Yaratıcılığı pekiştirir. Ufkunuzu açar.

Bu tür konuşmaların tek kötü özelliği birbirine karşı anlamsızca sorulardır. O da tanıma çabasından kaynaklanır. En can sıkıcı soru da “Kimsin”dir. İsmini söylemekle insan hiç tanınmış olur muymuş… Oysa samimi bir sohbet her şeye bedeldir… Sohbet ettikçe tanıyorsun… Keşif, devrededir.

Hatırladım da, geçen gün en samimi konuşmalarımdan birini yapmıştım. Adı Tezer‘di. Tezer Özlü’den geliyordu. Severmiş, Tezer Özlü’yü. Ben mi takmıştım acaba bu ismi? Tam hatırlayamsam da Tezer diyeceğim ben size onu. Siz de öyle bilin…

Bana kim olduğumu sormuştu. Söylemek istememiştim, başta dediğim gibi ismimi bilince beni tanımış mı olacaktı? Hiç. Söylemek istemedim.

– “Martin Eden?” diye sordu.

Şaşırmıştım, nereden biliyordu en sevdiğim kitabı. Cevapladım:

“Hayatım boyunca öyle biri olmak istedim. Ama şu an sanırım daha çok Akaki Akakiyeviç’im.”

Bilmiyordu Akaki Akakiyeviç’i. Olsun bir önemi yoktu ya.

Sohbet devam ederken “Hiç olmaktan” bahsetti. Ne cevap vereceğimi bilmediğimden ona attım topu. Yanıtladı, tekrar bana sordu. Ben de cevapladım, kendimce:

“Sanırım” dedim. “Hiç olmak Akaki Akakiyeviç’in yeni bir palto almadan önceki hali” diye yanıtladım.

İlgili Makaleler

Tekrar bu karakteri içeren kitabı okumadığını ama mutlaka okuyacağını söyledi. Hatta o kitabı alacakken vazgeçip başkasını aldığını da ekledi. Umarım şimdi okumuştur onu.

Benim için sevindirici bir yanı oldu bu konuşmanın. Şimdi Akaki Akakiyeviç’in yeni bir palto almış hali gibi hissediyorum. Kim bilir belki olmak istediğim kişi için bir adımdır. Martin Eden için…

Gogol, Palto

Bora Doğu Yalçın

En büyük hayali, aydınlanma filozoflarıyla bir masada buluşmak. Saate bakmayı sevmez. Zamanın efendisi olmaya çalışır. Zamana katlanabilmek ve ölmemek için yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu